Tüp bebek (IVF) tedavisi, kısırlık sorunlarını aşmak için hormon ilaçları ve laboratuvar ortamında döllenme gibi adımlarla milyonlarca çifte umut oluyor. Ancak bu süreçte kullanılan yüksek doz hormonlar –özellikle östrojen ve gonadotropinler– nedeniyle kanser riski endişesi sıkça dile getiriliyor. "Tedavi kanser yapar mı?" sorusu, hem kadınlarda hem de doğan çocuklarda merak ediliyor. 2025 itibarıyla bilimsel veriler, bu riskin büyük ölçüde abartıldığını gösterse de, bazı nüanslar var. Kısaca: Genel popülasyona kıyasla belirgin bir artış yok, ama kısırlık sorunu olan kadınlarda risk zaten biraz yüksek – tedavi bunu daha fazla tetiklemiyor. Bu yazıda, güncel araştırmalara dayanarak konuyu netleştirelim.Hormon İlaçları ve Kanser: Teori ile Gerçek Arasındaki FarkTüp bebek tedavisinde yumurtalıkları uyararak birden fazla yumurta üretilmesini sağlayan ilaçlar, vücuttaki östrojen seviyelerini doğal döngüye göre 10 kat artırabiliyor. Hormon bağımlı kanserler (meme, yumurtalık, rahim) için bu teorik bir endişe kaynağı. Ancak uzun vadeli çalışmalar, bu ilaçların doğrudan kanser nedeni olmadığını ortaya koyuyor. Kısırlık sorunu (örneğin, hiç doğum yapmamak veya endometriozis) zaten bazı kanserler için risk faktörü – yani tedavi gören kadınlarda görülen olası artış, tedaviden değil, altta yatan durumdan kaynaklanıyor.
Tüp bebek tedavisi kanser tehlikesini belirgin şekilde artırmıyor – bilimsel konsensüs bu yönde. Kısırlık zaten bir risk faktörü, ama IVF bunu kötüleştirmiyor; aksine başarılı gebelikle dengeliyor. 50+ yıllık veri, milyonlarca kadında güvenli olduğunu gösteriyor. Yine de bireysel faktörler (yaş, genetik) için doktorunuzla konuşun. Bu yolculukta en büyük tehlike, korkudan vazgeçmek – umut ve bilimle ilerleyin. Eğer şüpheniz varsa, bir onkologla görüşmek en iyisi.- Meme Kanseri: En çok tartışılan tür. 2024 ASRM rehberi ve 2016 meta-analizleri, IVF ilaçlarının meme kanseri riskini artırmadığını belirtiyor. Hollanda'da 25.000 kadın üzerinde 20 yıllık takipte risk genel popülasyonla aynı çıktı. Benzer şekilde, Avustralya'da 21.000 IVF'li kadında 10 yıl sonra artış yok. Ailede meme kanseri öyküsü varsa risk biraz daha dikkat çekici, ama gebelik oluştuğunda bu etki dengeleniyor – çünkü gebelik ve emzirme koruyucu.
- Yumurtalık Kanseri: Ovulasyon teorisine göre fazla yumurtlama epitel hasarına yol açabilir. Erken çalışmalar (1990'lar) hafif artış gösterdi, ama yeni veriler (örneğin, İsrail'de 3.200 kadın kohortu) bunu doğrulamıyor. 4+ IVF döngüsü yapanlarda non-signifikan artış var, ama sınır ötesi (borderline) tümörlerde hafif risk (2-3 kat) görülebiliyor – bunlar nadir ve ölümcül değil. Meta-analizler, IVF'in invaziv yumurtalık kanserini artırmadığını söylüyor.
- Rahim ve Servis Kanseri: Rahim kanseri için risk düşüşü bile gözleniyor (OR: 0.78). Servis kanseri için ise IVF alanlarda tarama daha sık yapıldığı için erken teşhis artıyor, gerçek riskte fark yok. 1999 Lancet çalışması, tedaviden sonraki ilk yılda geçici artış gösterdi, ama uzun vadede normalize oluyor.
- Kişisel Değerlendirme: Ailede kanser öyküsü varsa genetik test (BRCA gibi) yaptırın. 40+ yaşta risk biraz daha yüksek, ama faydası ağır basıyor.
- Merkez Seçimi: Deneyimli merkezlerde düşük doz protokoller kullanın – fazla döngü (4+) riski minimize edin.
- Takip: Tedavi sonrası düzenli jinekolojik kontroller ihmal etmeyin. Sigara, obezite gibi faktörleri kontrol altında tutun.
- Alternatifler: PCOS veya endometriozis varsa, düşük doz tedavilerle başlayın.
Hamilelik - Tüp Bebek - Doğum Hamilelik,Tüp Bebek,Doğum,Gebelik,Annelik
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder